Adolf Hitler kimdir?


Adolf Hitler 20 nisan 1886’da Bavyera sınır boyundaki Braunan kasabasının Gasthof zum Pommer köyünde doğdu. Babası, evlilik dışı doğmuştu; bütün o yöre halkı gibi kaba, zevklerine düşkün, karanlık yaşantılı biriydi. Adolf Hitler dengesiz ve karanlık bir ailenin içinden büyüyüp yetişecekti.

Hitler’in okul yaşamı da başarısız geçti, 16 yaşında okulu bırakmak zorunda kaldı. Ailesi zor durumda olduğu halde çalışmaktan kaçındı. Ressam olmaya çalıştı, ama çok yeteneksizdi. 1907’de Güzel Sanatlar Akademisi sınavlarına girdiyse de, başaramadı. 1909 – 1913 yılları, yoksulluk içinde geçen serserilik yılları oldu Hitler için; Viyana’nın karmaşık ortamı içinde yahudi düşmanı, aşırı milliyetçi düşünceler edindi. 1913 yılında Almanya’ya geçti; yirmidört yaşındaydı ve hiçbir şey olamamıştı, ne ressam, ne de mimar. 1914’te, savaşa gönüllü olarak katıldı. Savaşın yitirilmesi Hitler’e göre, Almanya’nın hainler, yahudiler ve marksistlerce «arkadan vurulması» sonucunda gerçekleşmişti. Kasım 1 9 1 8’de Hitler Münih’e döndü. Ordunun, sol eylemleri izlemek amacıyla kurduğu bir komitenin emrinde ajan olarak çalıştı . Daha sonra Münih alayında
eğitimci olarak görevlendirildi. Başlıca görevi, tehlikeli düşüncelerle, yani barışçılıkla, sosyalizmle ve demokrasiyle savaşmaktı.

1919 eylülünde Hitler, Münih’de alman işçi partisi adlı küçük bir grubu izlemekle görevlendirildi. Bu grup bir yandan da milliyetçi bir düşünceyi savunuyordu. 1920 yılında Hitler, bu partinin propagandasını üstlendi, partinin adını Alman Nasyonal Sosyalist işçi partisi olarak değiştirdi. Bazı eski askerleri gruplar halinde örgütledi. 1 92 1 yılında Hitler, partinin tartışmasız önderi olmuştu. Parti içindeki durumunu güçlendiren Hitler, bundan sonra, hızla partiyi örgütlemeye koyuldu. Parti, 1920 aralık ayında, Völkischer Beobachter adında borca batmış, kötü durumda bir gazeteyi satın almıştı. Haftada iki kere çıkan, yahudi düşmanı, dedikodularla dolu küçük bir gazeteydi bu. (Gazetenin satın alınmasında kullanılan paranın, ordunun gizli ödeneklerinden verilmiş olması ihtimali çok büyüktür) .

1923 yılının başlangıcında Völkischer Beobachter, günlük gazete oldu. Böylece Hitler’in eline bir propaganda aracı, partinin görüşlerini yayan günlük bir gazete geçmiş oluyordu. Bu arada, ilerde Hitler’in en yakın arkadaşları olacak kimselerin çoğu ya partiye girmişlerdi , yada girmek üzereydiler. Rudolf Hess 1920’de partiye girmiş.ti; az sonra da Hitler’in yakın arkadaşı, sadık bir adamı ve sekreteri oldu. Alfred Rosenberg, 1919 ‘un sonunda partiye katıldı. Hitler, Rosenberg’i Völkischer Beobachter’in başyazarı yaptı. Hermann Göring de, 1 921 ‘de partiye girdi. Bu arada bir sürü karanlık, kirli işlerle uğraşan insanları da çevresine toplamıştı Hitler. Katil, sapık, kabadayı, onun için hepsi birdi; yeter ki kendi amacı için çalışsınlar!

Hitler kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Artık bundan böyle zamanının hepsini nazi partisine verecekti. 1921-1923 yılları, Hitler için yoğun siyasal çalışmalarla geçti. Bavyera’daki öteki sağcı kuruluşlar karşısında alman nasyonal sosyalist işçi partisini (N.S.D. A.P) güçlendirmek zorundaydı . Ülke ekonomik olarak güç koşullar altındaydı. Siyasal cinayetler başlamıştı 1 92 1 ağustosunda ateşkes antlaşmasını imzalayan katolik politikacı Erzberger öldürüldü. Cumhuriyeti ilan eden Philipp Scheidemann’a 1 922 haziranında bir suikast yapıldı. 24 haziranda, dışişleri bakanı Rathenau, sokak ortasında vurulup öldürüldü. her üç olayda da katillerin aşırı sağcı oldukları meydana çıktı.

Nazi partisi, gerçi sayıca hergün artıyordu ama, Bavyera’da bile önemli bir parti olmaktan uzaktı. Bavyera’nın dışında ise hiç tanınmıyordu Hitler. Bavyera’daki bütün cumhuriyet düşmanı, milliyetçi güçleri kendi önderliği altında toplamayı düşünüyordu. Sonra, Bavyera hükümetinin, Bavyera’daki silahlı derneklerin ve Reichswehr’ın yardımıyla, bir yıl önce Mussolini’nin yaptığı gibi, Berlin üzerine bir yürüyüşe geçebilir ve Weimar Cumhuriyeti’ni alaşağı edebilirdi.

Mussolini’nin elde ettiği kolay başarının onda bu düşünceyi yaratmış olduğu kesindir. Hitler, 1923’teki anarşik şartların cumhuriyeti devirmek için bir daha ele geçmeyecek bit fırsat yarattığını düşünüyordu. 1 923 yılının ilk aylarında, daha çok Röhın’ün örgütçü yeteneği sayesinde, Bavyera’nın silahlı dört ccyurtsever derneği nazilerle birleşti ve Hitler’in siyasal önderliğinde Arbeitsgemeinschaft der Vaterlaendischen Kampfverbaende (Anayurt için Döğüşen Derneklerin Çalışan Birliği) adında bir örgüt kuruldu. Eylülde Deutscher Kamfbund (Alman Dövüş Birliği) adı altında, daha güçlü bir grup kuruldu. Hitler grubun üç önderinden biriydi Bu örgütün amacı Cumhuriyeti ortadan kaldırmak ve Versailles Antlaşmasını yırtmaktı.

8 kasım 1923’te Hitler, Bavyera’da bir darbe girişiminde bulundu. Hükümet güçleriyle naziler arasında çıkan çatışmada, onaltı nazi ve üç polis öldü. Hitler ve canlarını kurtaran naziler kaçtılar. Hatta, kimi tanıklara göre ilk kaçan, Hitler’di. Birkaç gün içinde, Göring ile Hess hariç, bütün asi liderleri toplandı ve hapse atıldı. Nazi darbesi böylece fiyasko ile bitti, parti dağıldı. Hitler yargıçların önünde partisinin propagandasını şöyle yapıyordu: Sorumluluğu yalnız ben üstüme alıyorum. Ama ben bu yüzden suçlu değilim. Eğer ben burada bir devrimci ol arak bulunuyorsam, devrime karşı çıkan bir devrimci olarak bulunuyorum.

1918 hainlerine karşı, vatana ihanet diye bir suç olamaz.( .. ) Ben marksizmi dünya yüzünden kaldıracak biri olmak istedim. Bu görevi başarmak istiyorum. Cezaevinde duruşmaları beklerken darbenin başarısızlığa uğrama nedenlerini çözümlüyor, ileride aynı yanlışları yapmak istemiyordu.

Duruşmaların sonunda Hitler’le öteki sanıklar suçlu bulundular. Alman Ceza Kanununun 81 ‘inci maddesi “Almanya’nın yada herhangi bir Alman devletinin anayasasını kuvvet zoruyla değiştirmek isteyen bir kimse hayatı boyunca hapisle cezalandırılır, dediği halde, Hitler yalnızca beş yıl hapse mahkum edildi. Yargıçlar, bu mahkumiyetten sonra onun, kefaletle serbest bırakılabilmesini sağlayacaklardı. Hitler, daha dokuz ay geçmeden, 20 aralıkta hapisten çıkarıldı. 1925’ten 1929 bunalımının başlamasına kadarki yıllar, Hitler için de nazizm için de silik yıllar olarak geçti. Ama bu yıllar aynı zamanda, yoğun bir örgütlenme dönemi oldu. 1929’da 178 bin parti üyesi vardı .

1930 seçimlerinden umduğundan çok daha başarılı çıkan Hitler, ordu ve sanayicilerin mutlak desteğini sağlamak için çalışmaya başladı; 1931 yılının ikinci yarısında iş dünyasının başlıca kişileriyle görüşmek için Almanya’yı bir uçtan bir uca dolaştı. Bütün bu ilişkiler basından gizli yürütüldü. Reichsbank müdürlüğünden ayrılan Dr. Schact, Hitler’le büyük bankerleri ve iş adamlarını tanıştırıyordu.

Hitler, cumhurbaşkanı Hindenburg ile ilk görüşmesini 1931 sonlarında yaptı. Hindenburg bu ilk görüşmede, kendi deyimiyle ” Bohem yalı onbaşıdan olumlu bir izlenim edinemedi ve Schleicher’e, Hitler gibi birinin Posta bakanı olabileceğini, ama hiçbir zaman başbakan olamayacağını söyledi. 1932 yılında Hitler alman vatandaşı oldu ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine katıldı, ama oyların ancak % 36’sını alabildi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri arasında Brüning hükümeti, Hitlerin özel ordusu S.A’ları yasa dışı ilan etti ve dağıtılmasını istedi. Hitler parti içinden gelen tepkilere karşın, hemen uydu bu karara. Bu karara karşı General Schleicher’le birlikte perde arkası oyunlarına girişti. General Schleicher Brüning’in istifasını, Von Papen kabinesi ise Hitler’in özel ordusunun özgürlüğünü yeniden sağladı . Bütün ülkeyi yavaş yavaş, sokak çatışmaları sarmaktaydı. 31 temmuz 1932 seçimlerindeki başarıdan sonra Hitler başbakanlık istemeye başladı; Hindenburg buna yanaşmadı ve Hitler’in taleplerini bildiri ile kamuoyuna açıkladı.

6 kasım 1 932’de yapılan erken seçimde nazi oyları geriledi. Bu dönemde Hitler parti içindeki rakibi Georg Strasser ile çatışmaya girdi. Strasser partiden ayrıldı . Von Papen, Schleicher’e karşı Hitler’le birlikte entrikalara girişti Bu çalışmaların sonunda Schleicher istifa etmek zorunda bırakıldı ve 1 933 başında Hitler başbakan atandı. Ancak parlamentoda yeterli çoğunluğu sağlayamadı .

Hitler bu arada, işadamlarının kesin desteğini sağlamış ve Reichstag yangınından sonra, büyük şiddet uygulamaları içinde muhalefeti yok ederek seçimlere gitmişti. Nazi mil islerinin kuşatması altında meclis, Hitler’e olağanüstü yetkiler verdi. Bunu ülkenin nazileştirilmesiizledi.

1934 yılı içinde Hitler, S.A’ları , S.S’lerin yardımıyla ortadan kaldırdı Bu kıyım başkalarına da yöneldi. Öldürülenler arasında S.A’nın başında bulunan Röhm’den başka, general Schleicher, Hitler’in rakibi olan Strasser, Katolik Hareket önderi Wausener de vardı.

Hitler 13 temmuzda 61 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Oysa başka kaynaklar 1000 kişinin öldürüldüğünü belirtmekteydiler. Hitler başa geçtiği zaman nasıl bir Almanya yaratacağı ve alman ordularına dayanarak nasıl bir dünya kuracağını ilk kez 1925’te çıkan, Mein Kampf (Kavgam) adlı kitabında açıkça anlatmıştı. Hitler saldırganlığını savunduğu bütün görüşler, bu kitapta yer alıyordu. Yani Hitler’in başa geçince ne yapacağının bilinmediği söylenemez. Hitler açıkça şöyle der: Almanya daha çok Rusya’nın zararına olarak, doğuya doğru genişlemelidir. Bu topraklar onu alacak güçteki halk içindir. Alman sanayicileri ve bankerleri tarafından desteklenen Hitler, bütün bu delice görüşlerini birer birer uygulayacaktı. Nazizme aleyhtar olanlardan ve yahudilerden 1 2 milyon insan ölecek, Hitler ordularının istila ettiği ülkelerde ise, asker sivil , 30 milyona yakın insan temizlenecekti. Açıkça ve planlı bir biçimde yürütülen kıyımda Sovyetler Birliği ‘nin kaybı ise 20 milyon olacaktı. 2. Dünya Savaşı ‘na dünya nüfusunun dörtte üçü katılacak, bütün Avrupa yıkılacaktı. Kısacası tekelcilerin ve bankerlerinin donattığı

Hitler, tarihin bir yıl gerisinden fırlayan bir hortlak gibi, geçmişin bütün yozlaşmış kör inanç ve gelenekleriyle Avrupa’nın üzerinden geçecekti. Hitler, 29 nisan 1 945’te 22 gün önce evlendiği metresiyle birlikte, Sovyet ordularının Berlin’e girdiği
bir sırada, intihar etti ve cesedi S.S’lerce yakıldı.

Eserleri

  • Kavgam
  • Mein Kampf
  • Hitler’in İkinci Kitabı  1928 Yılından Bir Vesika
  • Nürnberg Konuşmaları
  • Siyasi Vasiyetim

Like it? Share with your friends!

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir