Benito Mussolini kimdir?


Mussolini, 29 temmuz 1.883’te, Romagno’nun Doula kasabasında doğdu. Anası Rosa Maltoni basit, koyu katolik bir kadındı. Babası Alessandro Mussolini ise, sosyalist bir demirciydi. Oğluna meksikalı devrimci Benito Juares’in, Amilcare Cipriani adlı bir anarşistin ve Andrea Costa adlı romagnolu bir sosyalistin adlarını takacaktı. Böylece, Benito Amilcare Andrea gibi uzun bir adı olacaktı Mussolini’nin. Birçok kez hapse giren babası, ateistti; küçük yaşta, ona Bakunin’den Eugene Sue’ye kadar birçok yazarı okuttu. Yetiştiği ortamın etkisi ile Mussolini heyecanlı , kavgacı, şiddete tutkun biri oldu. 18 yaşında öğretmenliğe başladı, İsviçre’ye gitti. Bu dönemde Mussolini İtalyan sosyalisti Serrati ve Lenin’in dostu Angelica Balananoff ile tanıştı.

İsviçre’de, sahte pasaport taşımaktan ve yıkıcı faaliyetlerinde bulunmaktan ötürü birkaç kez tutuklandı ve sınırdışı edildi. İtalya’ya döndükten sonra, sosyalist basında yavaş yavaş yazıları çıkmaya başladı. Arturo Labriola’nın Avanguardia Socialista’sını (Sosyalist Öncü) destekledi ve kendini bir devrimci olarak niteledi. 1910’da Forli sosyalist federasyonunun genel sekreteri oldu. La Lotta di Classe (Sınıf Kavgası) adlı gazeteyi yönetmekte; yazılarında kiliseye, devlet yönetimine, milliyetçiliğe saldırmaktaydı.

Mussolini, 1911 Libya savaşına da karşı çıktı ; genel grev çağrısında bulundu ve hapis cezasına çarptırıldı. Böylece ün kazandı. Uzlaşmaz bir politika savunan Mussolini, sosyalist partinin yayın organı olan Avanti’nin başyazarı oldu. 1913’ün büyük grevlerinden, 1914’de Ancone’deki kızıl haftaya kadar, bütün sosyalist eylemlerde, örgütleyici olarak görev aldı.

Birinci Dünya Savaşı başladığında Mussolini, savaşı  Ne bir adam, ne de tek bir kuruş sloganı ile karşıladı. Sosyalist partisinin savaş aleyhtarı poİitikasına bağlı kalarak, savaşa karşı kesin bir tavır aldı ve savaşın sorumluluğunu kapitalistlerne yükledi. Ama bir süre sonra, yavaş yavaş kayma belirtileri göstermeye başladı. Bir yazısında gönüllü olarak orduya katılan anti-militarist Gustave Herve’yi beklenmedik biçimde övdü.

Mussolini 27 Eylül’de, Lugano’da başlayan İtalyan İsviçre sosyalist konferansına katılmadı. 18 ekimde de Ava nti’de ünlü yazısı yayınlandı. Mussolini’nin yeni savı, kesin tarafsızlıktan, etkin tarafsızlığa geçiş idi. Böylece Mussolini, interventismo eylemini
destekleyenlerin yanına geçmiş oluyordu.

Sosyalist partisi üyeliğinin sürmesine rağmen Mussolini, Avanti gazetesi yöneticiliğinden uzaklaştırıldı. Kısa bir süre sonra İl Popolo d’İtalia (İtalya Halkı) adlı yeni bir gazete çıkarmağa başladı. Mussolini, savaş yanlılarının emrine girerken, gene devrimci olduğunu ileri sürüyordu. İl Popolo d’İtalia’da yazdığı ilk yazıda, savaşı önlemek için, devleti devrim yoluyla yıkmak gereklidir ” diyordu. 1914 güzünde Mussolini, Sosyalist Partisi’nden atıldı. Kendi deyişiyle hergün kalabalıklar karşısında konuşmaya gereksinme duyan  bir insan için, sokağın ve halk kitlelerinin milliyetçilik yoluyla, geçici de olsa ele geçirilmesi, Mussolini’nin sosyalizmden kopmasında en önemli etkenlerden biri oldu.

Savaş yanlısı eylem, bir süre sonra Sosyalist Parti’yi de ikiye böldü. 1 Ocak 1915’te Fasci d’Azione Rivol uzionaria’nın kuruluşu, Mussolini ‘ye, bir an için yitirdiği “sokağı ” yeniden bulmak ve eski sosyalist yoldaşlarıyla, Alceste de Ambris, Filippo Corridoni, Pietro Nenni ile sıcak bir işbirliğine girmek olanağını verecekti.

Savaş sonrasında ise Mussolini, adı unutulmuş biriydi. Savaş yanlıları büyük tepkilerle karşılaşırken, savaş aleyhtarı Sosyalist Partisi 1919 seçimlerinden en güçlü parti olarak çıkacaktı. Savaş yanlıları (interventist’ler), sosyalistlere karşı çıkışın öncüsü oldular. Bunlar arasında savaş sonrasında sosyalistlerden yüz bulamayan Mussolini de vardı. 23 Mart 191 9’da Mussolini, Milano’da, çoğunluğu eski asker olan 53 kişinin katıldığı bir toplantıda ilk Fascidi Combattimento’yu kurdu. Fascilerin programı, Mussolini’nin yapısına uygun çelişkiler içindeydi. İlk günden başlayarak Mussolini, belirli bir görüşün, düşüncenin savunucusu olmamış, gündelik olayların gelişimine göre tavır almıştı. Başlangıçta, Mussolini’nin deyişiyle, iç savaşın ilk kahramanlığın gerçekleşti; sosyalist Avanti gazetesi yakılıp yıkıldı.

Faşizm, İtalya’da fabrika işgalleri başlayıncaya kadar güç kazanamadı. Bu işgallerden sonradır ki, Mussolini sermaye çevrelerinden büyük bir para desteği görmeye başlayacaktı. 1919 yılı kasım ayında yapılan seçimlerde faşistler, biri Mussolini olmak üzere iki aday göstermişlerdi. Bu adayların ikisi de seçilemedi.

1920 yılında Giolitti hükümeti Mussolini’yi sosyalist işçi eylemi karşısında destekleme kararı aldı. 1921 yılı mayıs ayında yapılan seçimlerde Mussolini cemilli cephenin 35 faşist milletvekilinden biri olarak meclise girdi. Artık bütün İtalya’yı şiddet eylemleri kaplamıştı. Çatışmalarda iki bine yakın insan ölecekti.

Bu olaylar sırasında Mussolini, cumhuriyetçiliği bırakmış, krallığı desteklemeye başlamıştı. 1921 kasımı ayında Roma’da faşist kongresi toplandı ve burada partileşme kararı alındı. Mussolini bu kongrede ekonomik bakımdan tam bir liberalizmden yana olduğunu, devlet işletmelerinin özel sektöre bırakılması gerektiğini söyledi.

26 ekim 1922’de Mussolini, faşistler için genel seferberlik ilan etti . Birçok yerde posta merkezleri, özel idareler, istasyonlar ve yol kavşaklar! işgal edildi. Devlet örgütü, ” Roma Üzeri ne Yürüyüşten çok önceleri, faşist güçlere teslim olmuşlardı.

30 ekim 1 922’de kral, Mussolini’yi başbakan olarak atadı. Ordu birlikleri kışlalarına döndü. Üç yıllık bir geçiş döneminden sonra, Mussolini, Sosyalist Mateotti’nin öldürülmesiyle doğan kargaşalıkların ardından, 1925 yılında, totaliter sistemini kurmaya girişti.

Mussolini sonuna kadar saldırgan bir dış politika izledi. 1923’te Yugoslavlardan Fiume kentini geri aldı; 1927’de Arnavutluk İtalya’nın himayesi altına girdi. 1929;da ise Vatikan ile Laterano anlaşmasını imzaladı. Bu başarılar, faşizmin ülke içinde sağladığı desteği daha da arttırdı. Mussolini bütün dünyayı saran 1930 ekonomik bunalımı sırasında geniş bir bayındırlık politikası izledi . Sanayi bunalımı karşısında güçsüz düşünce, liberal ekonomi politikasını bıraktı ve büyük sermayeyi koruyan müdahalecin bir politika izlemeye başladı. Ekonomik bunalımla birlikte silahlanma yoğunlaştı. Artık dış maceralar yolu açılmıştı.

Mussolini sürekli barışın insan toplumları için zararlı olduğuna inanıyordu. Savaş ise, ona göre, soylu bir nitelik taşı maktaydı. Faşizmin kendi de bir savaş ürünü idi. 1931’de üniversite öğretim üyeleri Mussolini’ye bağlılık yeminleri etmek zorunda bırakıldılar. 1933’lerde İtalya, Avusturya sorunundan ötürü Almanya ile çatışmaya girdi. Bundan başarı sağlayamayan Mussolini Afrika’da Habeşistan’ı işgale girişti. Bu savaş Almanya ile İtalya’yı yakınlaştırdı. 1936’da İspanya’da, Halk Cephesi, seçimleri kazandı. Halk Cepheleri karşısında Almanya ve Japonya’nın kurduğu Anti kominterin pakta, Mussolini de katıldı.
İspanya’da iç savaş çıkınca, Mussolini Franco’yu destekledi ve İtalyan askerleri İspanya’ya gönderildi.

Mussolini 1 938 mayısında Hitler’le Roma’da buluştu. Bundan sonra İtalyan faşizmi de ırkçılığa yöneldi. 21 mayıs 1 939’da Berlin’de İtalya – Almanya paktı imzalandı. İkinci Dünya Savaşı gündemdeydi. Mussolini, Arnavutluk’u işgal etti; ama Yunanistan karşısında büyük bir bozguna uğradı. Mussolini, artık, Hitler’in peşinde koşuşan bir kukla, bir gölgeydi sadece.

9 temmuz 1943’te müttefik ordusu Sicilya’ya çıktı. Büyük Faşist Konseyi Mussolini’ye güvensizlik oyu veriyor ve Mussolini, yirmi yıl önce kendini başbakanlığa atayan kral tarafından görevinden alınıp tutuklanıyordu. Başbakanlığa Mareşal Badoglio atandı. 3 eylülde ise İtalya, müttefiklerle barış anlaşması imzaladı. 9 eylül 1943’de Almanlar İtalya’yı işgale başladı. 11 eylülde ise Mussolini tutuklu olduğu Appenino’dan alman paraşütçüleri tarafından kaçırıldı. 23 eylülde Mussolini Monaco’da faşist İtalyan Cumhuriyetini kurduğunu açıkladı. Bu sırada Roma hükümeti de Almanya’ya karşı savaş açmıştı. 28 nisan 1945’te Mussolini, partizanlar tarafından ele geçirilerek öldürüldü. Böylece İtalya’da faşist yönetim, kesin olarak, sona ermiş oluyordu.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir