Osmanlının Rumeli’ye geçişinin ilk adımı: Çimpe Kalesi


Bursa ve İznik’i fetheden Orhan Bey başarılı bir komutan ve devlet adamı olduğunu göstermiştir. Orhan Bey Karesi Beyliği’nin topraklarını alınca Osmanlı Devleti’nin sınırları denize ulaştırmıştır. Karesi Beyliği’nin gücünün Osmanlıya geçmesi bundan sonraki fetihlerde deniz kuvvetlerinden yararlanılmasını sağlamıştır. Osmanlı Devleti’nin bundan sonraki yeni hedefi Çanakkale Boğazı’nın Avrupa kıyıları olmuştur. Rakiperiyle taht mücadelesine giren Bizans İmparatoru Kantakuzen Orhan Bey’in yardımı ile tahtını korumayı başardı. Karşılığında ise Gelibolu’da küçük bir kale olan Çimpe’yi Türklere verdi.

Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki ilk toprağı olan bu küçük kale yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Avrupa yönüne yapılacak seferler için burası önemli bir üs vazifesi gördü.

Osmanlı kuvvetlerinin Rumeli’ye geçişleri Çimpe Kalesi ile sınırlı kalmadı. Orhan Bey’in büyük oğlu Süleyman Paşa önderliğinde Gelibolu Yarımadası’nın önemli yerleri Türkler tarafından hızla fethedilidi. Osmanlı Devleti ele geçirdiği topraklarda kalıcı olabilmek için “iskan politikası” adı verilen bir yöntem uyguladı.

Osmanlı Devleti uyguladığı iskan politikasıyla fethedilen bölgeyi Türkleştirmek ve İslamlaştırmak istemiştir. Süleyman Paşa Rumeli’deki kaleleri fethedince Orhan Bey, Rumeli  şehir ve kalelerindeki Hristiyan aileleri Karesi vilayetine geçirilip onların yerine de Anadolu’nun güneyinden konar göçer Türkmenleri, gönüllü gazileri, gaza eden dervişleri ve kendi arzusuyla gelip yerleşmek isteyen köylüleri gönderip iskan ettirmiştir. Böylece bu topraklar imar ve iskan edilerek aynı zamanda üretim elde edilen ve vergi alınan topraklar haline gelmiştir.


Like it? Share with your friends!

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir